Ekstra Ekstrem Spor : BASE Jump

“Ekstrem spor” kavramını, heyecanı yüksek, adrenalini bol sporları tarif ederken kullanıyoruz. Günlük hayatın akışı içinde pek yapamayacağımız, yapmak için özel eğitimler ve ekipmanlar gerektiren sıradışı sporlar bunlar. Yamaç paraşütü, tırmanış, bungee jumping gibi sporlar ilk aklımıza gelenler. Fakat öyle bir ekstrem spor var ki, kimisi için spor değil de bir “delilik” bile olabilir. Bu ekstrem sporun adı Base jump.

Çok yüksek bir noktadan atlayıp, bir süre paraşütsüz bir biçimde serbest düşüp ardından paraşütle iniş yapılarak icra ediliyor bu spor. Bu yüksek noktalar çok uzun binalar, çok uzun antenler, bazen bir uçak, bazen de yanı başı hemen uçurum olan yüksek bir zemin. Zaten ismini de buradan alıyor spor. Base kelimesi “building (bina)”, “antenna (anten)”, “span (uçağın kanat açıklığı)” ve “earth (yer,zemin)” kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelmesi ile oluşuyor.

Atlamalar görece alçak irtifalardan yapıldığı için bu spor hem uçaktan paraşütle atlamaktan hem de yamaç paraşütünden daha tehlikeli, belki de daha tehlikeli olduğu içindir ki daha heyecanlı. Atladıktan sonra bir süre havada süzülüp ardından paraşütü açıyorsunuz, fakat bu noktada paraşütü açmak için 5-10 saniye arası bir süreniz var. Bu yüzden düşüş pozisyonunu ve paraşütü açma zamanlamasını çok iyi ayarlamak gerekiyor.

Bu sporun tam olarak ne zaman ve kimler tarafından başlatıldığına dair elimizde kesin bir bilgi yok. 20. yüzyıla kadar ve sonrasında da bireysel olarak birçok paraşütle atlama denemesi yapıldığı biliniyor. Örneğin, bugün Base jump’a çok benzeyen bir atlayışı geçtiğimiz asrın başlarında bir Fransız terzi yapıyor. Kendi diktiği paraşütü ile Eyfel Kulesi’nin en tepe noktasından yaptığı atlayışta hayatını kaybetmesinin sonucu olsa gerek, bugün Eyfel Kulesi’nde Base jump etkinlikleri yasak.

Base jump, bir ekstrem spor dalı olarak tanırırlığını 1978 yılında elde ediyor. Yosemite Ulusal Parkı’nda bulunan bir kaya formasyonu olan “El Capitan”dan yapılan atlayışlar videoya çekilir, bu çekimler reklam amacıyla ya da bir film bünyesinde değil yalnızca eğlence amacıyla yapılır. Böylece bu çılgın aktivite paraşütçüler arasında yaygınlaşır.

Sporcular, “Base” kelimesini oluşturan dört kategorinin hepsinden en az birer kez atladıktan sonra bir “Base number” sahibi olmaya hak kazanırlar. Mayıs 2017 itibariyle 2000’in üzerinde Base number sahibi sporcu bulunmaktadır.

Guinness Rekorlar Kitabı’nda kendine birçok kez yer bulur Base jump. Özellikle şu iki rekor bahsetmeye oldukça değer: 8 Temmuz 2006’da, 24 saat içinde aynı yerden en fazla atlama yapma rekorunu Daniel Schilling isimli sporcu ele geçirmiştir. Schilling, ABD’de bulunan Idoho’daki Perrine Köprüsü’nden bir gün içinde 201 kez atlamıştır. En yüksek rakımdan atlama rekoru ise Rus Valery Rozov’a ait. Rozov, 5 Ekim 2016’da Himalayalar’ın en yüksek 6. dağı olan Cho Oyu’dan, yaklaşık 7700 m yükseklikten atlayarak bu rekoru eline geçirdi. Paraşütünü açmadan yaklaşık doksan saniye havada süzülen sporcu, bundan iki dakika sonra 6000 m rakıma sahip bir buzulun üzerine iniş yaptı.

Ülkemizde de Base jump meraklısı adrenalin tutkunu sporcular var tabii ki. Cengiz Koçak bu kişilerin başında geliyor. Koçak, 2012 yılında Fethiye Ölüdeniz’deki Belcekız Plajı’ndan “Gyrokopter” ile havalanarak 1000 metre yükseklikten atlayışını yaptı, 13 saniye boyunca havada serbest düştü ve yaklaşık 250 km/saat hıza ulaşınca paraşütünü açtı ve inişini başarılı bir şekilde tamamladı.

Cengiz Koçak bu yıl, tıpkı geçen yıl olduğu gibi Falcon Fest’te yer alacak ve Base jump yapacak. Zaten Şahinkaya Kanyonu’nda bu sporun yapılmasına öncülük eden kişi kendisi. Koçak, 5 Ekim 2016’da Şahinkaya Kanyonu’ndan atlamış ve atladığı noktanın adını “Nomad (göçebe)” koymuştur. Bu yıl 4-9 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Falcon Fest’te 15 Base jump sporcusu bu noktadan ve yeni oluşturulacak başka noktalardan da atlayışlar yapacak.