Fiziksel ve Zihinsel Sınırların Doruklarında : Kaya Tırmanışı

Spor deyince çoğu kişinin gözünde, fiziksel aktiviteler ile yapılan hareketlerin bir araya gelmesi canlanır. Bu yanlış değil tabii ki, spor yapılırken fiziksel olarak daha iyi duruma gelmek ve sınırların zorlanması amaçlanır. Fakat bu şekilde düşününce gözden kaçan önemli bir şey var, o da sporun mental kısmı. Fiziksel olduğu kadar zihinsel de bir aktivitedir spor. Zaten TDK’nın tanımı da sporu bu iki yönüyle ele alır: “Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü”.

Her spor türünde fiziksel zorluklarla birlikte zihinsel zorluklar da var. Fakat öyle sporlar var ki, mental olarak zinde kalmak, fiziksel olarak zinde kalmak kadar, belki de daha zor. Bunlar arasında ilk akla gelenler uzun mesafe koşular, bir etabında onlarca km yol katedilen yol bisikleti ya da bazen seyircilerin büyük baskısı altında yapılan futbol, basketbol gibi takım sporları. Bu tip sporlardan biri de hiç şüphesiz ki tırmanış. Saatler hatta günler alan, fiziksel olarak kuvvet, dayanıklılık ve çeviklik istediği kadar mental olarak da zeka, tecrübe, sabır isteyen bir spor tırmanış.

Tırmanışın en çok tercih edilen türü kaya tırmanışı. Kaya tırmanışında amaç basit: Doğal veya yapay kaya duvarları boyunca olabilecek en yüksek noktaya ulaşmak. Profesyonel kaya tırmanışı yarışmalarında ise hedef belirlenen bir parkuru en kısa sürede bitirmek ya da ilerledikçe zorlaşan rotanın en ileri noktasına gitmek. Ama basit olsa da oldukça zor ve tehlikeli bir spor tırmanış. Bu yüzden de tırmanma teknikleri hakkında bilgi sahibi olmak ve her parkura göre değişen tırmanma ekipmanlarına sahip olmak önemli. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kaya oluşumları çeşitlilik gösterdiği için kaya tırmanışı farklı stillerde, farklı disiplinlerde ve farklı alt kategorilerde yapılıyor.

Kaya tırmanışında stiller zirveye doğru yükselme yöntemini belirler. Günümüzde bu sporda üç temel stilden söz edebiliriz. Bunlardan ilki, “on-sight” denilen ve tırmanışçının herhangi ön çalışma yapmadan, deyim yerindeyse doğaçlama olarak tırmandığı yükselme tarzı. Diğer bir tarz ise “flash”. Bu tarzda tırmanışçılar rota hakkında önceden bilgi sahibi olur. Temel tırmanış tarzlarının sonuncusu olan “red point”te ise sporcular önceden denedikten sonra serbest bir çıkış yapmasıdır.

Bunların yanında tırmanış metodları da farklılık gösterir kaya tırmanışında. Bugün en çok kullanılan yöntem, serbest tırmanıştır. Serbest tırmanışta sporcu yalnızca kendi fiziksel gücünü kullanarak, yani herhangi bir araçtan güç yardımı almadan, yalnızca koruyucu aparatlar yardımı ile tırmanır. “Aid” ismi verilen bir başka yöntem ise büyük duvarlara tırmanırken kullanılır. Sporcunun, tırmanışın serbest tırmanış için çok zor veya imkansız olduğu parkurlarda çeşitli aparatlardan yardım alarak rakımını arttırdığı yöntemdir. Tırmanışçılar, tırmanışı tek başına, başka bir kişinin yardımı olmadan yaparsa buna “solo tırmanış” adı verilir.

 


BAŞLANGICINDAN BUGÜNE KAYA TIRMANIŞI

Kaya tırmanışı, bilindiği kadarıyla 19. asrın sonlarına doğru üç bölgede doğar: Almanya’daki Elbe Sandstone Dağları, İngiltere’nin kuzeyindeki Dağlar ve Göller Bölgesi, İtalya’daki Dolomit Dağları. Kaya tırmanışının babası olarak anılan Walter Parry Haskett Smith’in, Kuzey İngiltere’deki “Napes Needle” olarak adlandırılan zorlu tırmanışı sonrası bu spor çok sayıda katılımcı çekmeye başlar. 20. yüzyılın başında Sandstone bölgesinde yaklaşık 500 aktif sporcunun olduğu bilinmektedir. 1930’larda ise aynı bölgede irili ufaklı 200’den fazla tırmanış kulübü oluşur. Sporun bir diğer merkez bölgesi olan Dolomit Dağları’na tırmanan sporcular ise ilhamını, bu dağa ilk tırmanan kişi olan 17 yaşındaki Münihli lise öğrencisi Georg Winkler’den alır.

Günümüzde Türkiye’de ise bu sporun yapıldığı belli başlı bölgeler olarak Antalya’daki Geyikbayırı bölgesini, İzmir’in Kaynaklar Köyü’nü ve Niğde’deki Aladağlar’ı sayabiliriz. Samsun Vezirköprü’deki Şahinkaya kanyonu da ilerleyen yıllarda bu bölgeler ile birlikte anılacağa benziyor. Kaya tırmanışları için oldukça uygun bir yapıya sahip olan kanyonda ilk tırmanışı Ekim 2016’da Türkiye’nin önemli tırmanışçılarından Zorbey Aktuyun ve Abdül Samet Yıldırım yapmış ve tırmandıkları rotaya “İlk Adım” adını vermişlerdir. 2017 yılının mayıs ayında ise Zorbey Aktuyun ve Arda Mert Poslu, Falcon Fest bünyesinde yeni bir tırmanış rotası oluşturup ve bu rotaya “Nomad” adını verdiler. 4-9 Ağustos 2018 tarihleri arasında düzenlecek 2. Falcon Fest’te de birçok tırmanışçı yer alacak ve zorlu parkurları gerek fiziksel gerek de zihinsel güçleri ile alt etmeye çalışacak.