İp Üstünde & Diken Üstünde: Slackline & Highline

İnsanlara, ip üzerinde yürümenin onlara ne çağrıştırdığını sorarsanız, alacağınız cevabın sirk olma ihtimali yüksektir. Ama ekstrem sporlar ile ilgilenen birine aynı soruyu sorduğunuzda, size verdiği cevap “slackline” olacaktır. Slackline, basitçe tanımlayacak olursak, iki nokta arasına gerilmiş, çok da gergin olmayan bir ipin üzerinde yürümektir. Diğer ekstrem sporların aksine sadeliği ve kolayca yapılması ile popülerlik kazanmıştır.

Zeminden oldukça yüksek bir noktada yapılan slackline türüne ise “highline” denir. Slackline sporu ile uğraşan çoğu kişiye göre, highline bu sporun doruk noktasıdır. Highline sporcuları, yüksek noktalarda ve riskli bir şekilde ipin üzerinde yürüdükleri için güvenlik amacıyla genellikle bir tırmanış kemeri takarlar. Fakat kendisine güveni ve tecrübesi o kadar yüksek highline’cılar var ki, Dean Patter ve Andy Lewis gibi, bu tehlikeli sporu herhangi bir güvenlik önlemi olmaksızın yapıyorlar.

Halat ya da ip üzerinde yürümenin geçmişini bilmek tabii ki mümkün değil. Fakat bu aktivitenin sirklerde yapılan gösterilerden bir ekstrem spora evrilmesi Adam Grosowsky isimli 16 yaşındaki bir genç sayesinde oluyor ve biraz da rastlantıya dayanıyor. Adam, babasının çalıştığı Southern Illinois Üniversitesi’nin kütüphanesinde bir fotoğraf görür, bu fotoğrafta iki direk arasına bağlanmış bir ipin üzerinde amuda kalkan bir adam vardır. Bunun üzerine Grosowsky, bir grup yerel dağcıyı aynısını yapabileceklerine ikna eder.

Fakat bu sergüzeştler için ip üzerinde amuda kalkmak biraz fazla gelir. Adam ve dağcı arkadaşları ipin üzerinde yürümeye odaklanır. Grosowsky bu tutkusunu Washington’da yeni başladığı koleje de taşır. Oradaki kampüste tanıştığı dağcılar Jeff Ellington ve Broke Sandhall ile kampüsteki ormanlık alanda ağaçların arasına ip gererek slackline yapmaya devam eder ve sporun popülerliğini arttırır. Adam bir gün tüm okula, zeminden 9 m yükseklikteki bir ipin üzerinde yürüyerek gösteri yapar ve böylece bu sporun temelleri de, diğer birçok ekstrem spor gibi ABD’de atılır.

Highline ise ilhamını, metrelerce yükseklikteki iplerin üzerinde yürüyen cambazlardan almıştır. Örneğin, Ağustos 1974’te Philippe Petit isimli cambaz, Dünya Ticaret Merkezi’ndeki İkiz Kuleler’in arasına gerilmiş bir ipin üzerinde yürüdü. Bunda tabii ki bir ekstrem spor yapmak amacı yoktu, amaç sadece bir gösteriydi, fakat highline sporcularına bu ve bunun gibi gösterilerin ilham verdiği şüphesiz. 1983’te, slackline’ın bir spor olarak yapılmasında öncü kabul edilen Adam Grosowsky ve arkadaşı Jeff Ellington, Yosemite’deki Lost Arrow Spire’da yaklaşık 890 m yükseklikteki iki nokta arasına 90 metrelik bir ip kurdular. İkili, her ne kadar bu yürüyüşü tamamlayamasalar da, şüphesiz ki diğer adrenalin tutkunları için ilham kaynağı oldular ve highline, takipçi sayısını bir hayli arttırdı.

Günümüzde highline rekoru bir Fransız sirk ekibine ait. “Slack.fr” isimli takımdaki highline sporcuları, belki de cambazlar demeliyiz, 1662 m uzunluğunda ve 334 m yükseklikte ipin üzerinde yürüyerek bugünkü rekorun sahibi oldular.

Ağaçların, binaların arasına yerleştirilmiş iplerle yürümek bir hayli heyecanlı. Fakat bir kanyona, iki tane yüksek ve arasında su olan dağ arasına kurulmuş iplerin üzerinde yürümek tarifsiz bir duyguyu işaret ediyor. 4-9 Ağustos tarihleri arasında Samsun Vezirköprü’deki Şahinkaya Kanyonu’nda düzenlenecek Falcon Fest bize slackline ve highline sporcularına bu imkanı sunuyor. Bizlere de bu gösterileri izlemek, hatta sporcular eşliğinde slackline’ı denemek düşüyor.