Üçü Bir Arada : Triatlon

Triatlon, adından da anlaşılabileceği üzere 3 sporun bir arada, daha doğrusu arka arkaya yapıldığı, insan vucüdunu olabildiğince zorlayan bir spor. Yüzme, bisiklet ve koşu. Herhangi birinde amatör bir sporcu olmak dahi disiplinli bir şekilde çalışmayı gerektirirken üçünde de belli bir seviyeye ulaşmanın fiziksel ve mental zorluğunun çok üst düzey olduğundan şüphe yok. Peki neden böylesine zorlu üç sporu bir araya getirip kendi vucütlarımızın sınırlarını zorluyoruz ki?

İnsan, sınırlarını test etmeyi sever, olanla yetinmek istemez ve bir basamak daha çıkmak ister hep, ya da bir başkasına üstün gelmek ister. Bundan yaklaşık bir asır önce, belki de, bu var olan sporları nasıl daha çetrefilli hale getirebiliriz diye düşünen birileri vardı. Ve bu kişiler 1904’de ABD’nin Saint Louis şehrinde düzenlenen 3. Modern Olimpiyat Oyunları’na şu üçlü kombinasyonu eklediler: Uzun atlama, gülle atma, 100 yard (yaklaşık 91.5 m) sprint. Bugünkü triatlonla pek bir benzerliği olmasa da bu kombinasyon, zamanın almanaklarında triatlon olarak kendisine yer buluyordu. Bugünün triatlon üçlüsünü oluşturan yüzme, bisiklet ve koşu sporları ise bizim bildiğimiz kadarıyla 1921 yılında buluştular. Fransa Bisiklet Turu’nun da kurucusu olan, bugün bizim “l’Equipe” ismiyle tanıdığımız zamanın “Auto” gazetesi, toplam 14 km uzunluğunda bir triatlon yarışı düzenler Fransa’da. Bu vakitten itibaren triatlon evrimleşe evrimleşe günümüzdeki vaktine yaklaşır. Son halini ise 1974 ABD’sinde alır. Saint Diego’da Jack Johnstone ve Don Shanahan isimli iki sporcu, 8 km bisiklet, 8 km koşu ve 450 m yüzmenin yer aldığı bir triatlon düzenlerler. Bunun ardından ufak yerel reklamlar ve gönüllü çalışanlar sayesinde sporcular yeni bir şeyler denemeye ikna edilir ve ilk modern triatlon 25 Eylül 1974’te saat 15:45’te 46 triatletin katılımıyla koşulur. Bu ilk denemenin ilk kazananı Bill Phillips olur.

Bir zaman sonra bu zorlu mesafeler de yetmemeye başlar sporculara. John Collins isimli çılgın ABD’li 3824 m yüzme, 179 km bisiklet ve bir tam maraton mesafesi olan 42195 m koşunun yer aldığı çılgın bir yarışma düzenler ve şöyle der : “Kim kazanırsa kazansın, kazananı ‘Iron Man’ – yani ‘Demir Adam’- diye adlandıracağız”. 27 yaşındaki taksi şoförü ve spor sevdalısı Gordon Haller bu parkuru birinci bitirerek ilk “Iron Man” olur. Bu mesafelerde triatlon günümüzde hâlâ koşulmaktadır ve “Iron Man Kategorisi” olarak bilinmektedir.


Triatlon günümüzde bir olimpik spor. 1994 yılında, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından kabul alan triatlon, ilk kez 2000 Sidney Olimpiyatları’nda kendisine yer buldu ve o günden beri olimpik takvimdeki yerini koruyor. Ülkemizde bilinen ilk triatlon denemesi ise Boğaziçi Üniversitesi Spor Bayramı kapsamında 30 km bisiklet, 1 km yüzme ve 6 km koşu mesafeleri ile yapıldı. Fakat olimpik mesaferlerdeki ilk triatlonu Eskişehir’de 1988 yılında Nihat Aydın koştu ve kendisi ilk Türk triatlet olarak anılmaya başladı.

Türkiye’de bugün profesyonel ve amatör olarak birçok sporcu triatlon ile ilgileniyor. Hem ülkemizdeki triatletlerin hem de dünyanın çeşitli yerlerinden gelen sporcuların sıradaki buluşma noktası ise Samsun. 4-9 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan Falcon Fest kapsamında 5 Ağustos’ta düzenlenecek triatlon yarışı, diğer spor dallarının aksine Şahinkaya Kanyonu’nda değil Samsun şehir merkezinde düzenlenecek. Kısa, olimpik ve uzun mesafede yapılacak triatlon yarışları, ülkemizin ilk triatleti merhum Nihat Aydın anısına yapılacak ve 9 ülkeden 350 sporcu sınırlarını bu kez Karadeniz’in temiz havası eşliğinde test edecekler.