Uzakdoğu Mitolojisinden Modern Spora : Dragon Bot Yarışları

Dragon, Türkçesi ile ejderha, gerek Avrupa kültüründe, gerek de Uzakdoğu kültüründe kendine yer edinmiş bir figürdür. Bizim kültürümüzde ve efsanelerimizde de ejderha figürüne rastlanır. Ejderha, Batı’da olumsuzlukları ve uğursuzluğu temsil eder, tıpkı Türk mitlerinde olduğu gibi. Türk kültüründe, “evren” olarak da ifade edilen ejderhalar, kuraklığın ve ölümün simgesidir. Bununla birlikte Uzakdoğu, özellikle de Çin mitolojisinde olumlu şeylerin ve uğurun da simgesidir. Bazı kutsal ejderhaların, Çin imparatorlarının doğum ve ölümlerinde gökyüzünde belirdiği söylenir; sihirli güçlere sahip ejderhalar gökyüzünde görüldüğünde önemli şeylerin olacağına inanılır Çinliler tarafından.

Kutsal ejderhalar; ipekböceğine benzer dev gövdesi, geyiklerinkine benzer boynuzu, kartala benzer tırmıkları ve kaplana benzer avuçları ile tasvir edilir. Hatta dragon bot yarışlarının yapıldığı tekneler de bu tasvirlere uygun olarak üretilir. Her teknenin başında ahşaptan oyulmuş bir ejderha kafası, arka kısmında yine ahşaptan oyulmuş bir ejderha kuyruğu yer alır. Tekneler ejderha gövdesine benzetilmek suretiyle boyanırlar, kullanılan kürekler ejderha pençelerini temsil eder. Bunlarla beraber teknelerin imal edildiği ağaç türü bile önemlidir. Spor ilk yapılmaya başladığında Çin’in güneyinde yetişen “tik” ağacının gövdesinden üretilen bu tekneler, günümüzde rekabet amacıyla karbon fiberden ve diğer hafif malzemelerden üretilmektedir.

Antik Çin’de bu tekneler ile yapılan dragon bot gösterileri dinî amaçlarla düzenlenirdi. Örneğin Antik Çin inanışında önemli bir yeri olan Yağmur Tanrısı’nın gönlünü almak için bir yoldu bu gösteriler. Ardından, ünlü Çin şairi Qu Yuan’un Mi Lo Nehri’nde öldürülmesi sonrası bu nehirde dönemin siyasi olarak yozlaşmış ortamını protesto etmek için bir araç olarak kullanıldı dragon tekne gösterileri ve yarışları.
2000 yıl öncesinden bugüne, Dragon tekne yarışları Çin kültüründe önemli bir tutar, vatanseverliği ve topluma aidiyeti simgeler. Yarışlarda güç, dayanıklılık ve yetenek kadar takım çalışması ve amaç birliği de önemlidir.

Bu geçmişi zengin sporun uluslararası alana yayılması, “Hong Kong Turizm Birliği”nin 1970’li yıllarda Hong Kong’ta “Uluslarası Dragon Bot Festivali”ni düzenlemesi ile başlar. 1976’da ilk “Hong Kong Uluslararası Dragon Bot Yarışı” düzenlenir. Bu tarih, dragon bot sporunun modern çağının başlangıcı sayılır.

Uluslararası Dragon Bot Federasyonu (IDBF) 1991’de kurulana kadar Hong Kong Uluslararası Dragon Bot Yarışı, gayriresmî de olsa bu sporun Dünya Şampiyonası olarak yapılır. Uluslararası federasyonun kurulmasından sonra, yarışlar dünya çapında bir gelişim gösterir. Bugün Çin’de 50 milyon, Avrupa’da 300 bin, Kuzey Amerika’da ise 90 bin kişi dragon bot sporunu yapmaktadır.


Türkiye’de Dragon Bot

Bir dragon bot yarışında, standart ölçeklerdeki botlarda 18 veya 20, küçük ölçülerdeki botlarda ise 8 veya 10 sporcu yer alır. Ayrıca her botta bir davulcu ve bota yön veren bir dümenci bulunur. Yarışlar renkli görüntüler sunar bizlere, en az iki bot, genelde 200 ile 200 metre arasındaki mesafelerde yarışır.

Dragon bot yarışları, ülkemizde Türkiye Kano Federasyonu bünyesinde ve üç ayrı organizasyonda yapılmaktadır. Bu organizasyonlar; Dragon Tekne Türkiye Kupası, Dragon Tekne Federasyon Kupası ve Dragon Tekne Türkiye Şampiyonası’dır.

4-9 Ağustos tarihleri arasında geçen yıl olduğu gibi, Samsun’un Vezirköprü ilçesinde düzenlenecek Falcon Fest bünyesinde de izleyeceğiz Dragon bot yarışlarını. Üstelik bu yıl, yüze yakın sporcunun katılımıyla Türkiye’de ilk defa “13 km En Uzun Mesafe Yarışı” düzenlenecek.